Selected Article

Title

The Past, Present and Future of Water Resources in Turkey

Türkiye’de Su Kaynaklarının Dünü, Bugünü ve Geleceği

Description

Water is one of the most vital resources for sustainable development. Although world population has increased three times in the 20th century when compared to 19th century, water resource consumption has increased six times. However, those who benefit from these fast consumption resources do not have sustainable features which provide equal opportunities and benefits. As a result, water crisis has become inevitable all over the world. Water quality in Turkey cannot be monitored in an efficient way and the needed data bank cannot be formed. Water resources have been distributed into 26 hydrological pools in terms of rivers and they are managed by State Hydraulic Works (SHW). SHW measures water quality in certain resources only where dam pools are present. In Turkey, the primary issues related to application of European Union (EU) water framework directive are the distribution of water related responsibilities to many institutions in institutional structuring, lack of coordination and lack of correspondence between river basin borders and political borders. In addition to an ideal managerial and institutional structuring and planning the priority should be placed on taking practice related measures in river basins.

Sürdürülebilir kalkınma için en önemli yaşamsal kaynaklardan biri sudur. 20. yüzyılda dünya nüfusu 19. yüzyıla oranla üç kat artmasına rağmen, su kaynaklarının kullanımının altı kat arttığı belirlenmiştir. Ancak bu hızlı tüketim kaynaklardan yararlananlara eşit fırsatlar ve faydalar sağlayacak şekilde sürdürülebilir özelliklere sahip değildir. Bunun sonucu olarak da su krizi tüm dünyada kaçınılmaz olmuştur. Türkiye’de su kalitesi gerektiği biçimde izlenememekte ve gereksinimi duyulan veri bankası oluşturulamamaktadır. Su kaynakları akarsular bazında hidrolojik açıdan 26 havzaya bölünmüştür ve idaresi Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından yapılmaktadır. Bu uygulama ülkenin bütün kaynaklarının yönetiminden çok uzaktır, sadece suyun kullanımı ile ilgili bazı düzenlemeler getirmeye yöneliktir. Türkiye’de Avrupa Birliği (AB) su çerçeve direktifinin uygulanması konusunda en öncelikli ele aldığı konular, kurumsal yapılanmada su ile ilgili görevlerin birçok kuruluşa dağılmış olması ve bundan doğan koordinasyon eksikliği ile havzaların sınırlarının idari-siyasi sınırlarla örtüşmemesi hususlarına çözüm getirmektir. İdeal bir idari ve kurumsal yapılanmanın ve planlamanın, etkin bir uygulama için büyük önem arz etmelerinin yanı sıra öncelikle yapılması gereken şey nehir havzalarında derhal uygulamaya yönelik tedbirler almaktır.